Boğa Boğa, Netflix'in son yerli yapımı. Onur Saylak ve Hakan Günday işbirliğinin Şahsiyet ve Uysallar'dan sonraki devamı olan bu yapım, gereği kadar konuşulmadı pek. Konuşanlar arasında da beğenmeyenlerin fazla olduğunu gözlemledim.
Şahsiyet, öyle üst düzey bir işti ki sonrasında gelen Uysallar ve Boğa Boğa'nın eleştirilere maruz kalması çok doğal öncelikle. Boğa Boğa asla kötü bir film değil ayrıca. Bir dolandırıcının zor durumda kalması hikayesi zaten az işlenmişken, bunu iyi kadroyla ve iyi bir senaryo ile işlemek bence zaten önemli bir şey. Ülkemizde yapılmış bu tarz pek yapımın olmadığı aşikar yani. Ayrıca, dijital platformlardaki dublajımsı diyalogların da bu filmde yer almaması zaten benim için başlı başına büyük bir sevinç kaynağı.
Peki, yurt dışı yasağı konan suçluların bir şekilde kaçtığını hepimizin bildiği ülkemizde, filmdeki bu durum iyi işlenmiş mi? Bir kere film siyasi göndermeler içeriyor, bunu söylemek gerek. Gözümüze sokarak yapmıyor bunu tabii, çok yerinde bir şekilde yapıyor. Yalın da ortaklarını ele verip özgürlüğünü kazanmış biri ki bu da Amerikan filmlerinden bolca aşina olduğumuz bir konu. Ancak, böyle bir adamın siyasi ilişkilerinin olmaması ve onları kullanmaya çalışmaması maalesef tüm inandırıcılığı yitiriyor filmde. Bunun dışında çoğu şey güzelken, böyle bir dolandırıcının hiçbir siyasi bağlantısının olmaması, onları kullanmaması ve sadece ve sadece bir milyon euro ile Yunanistan'a kendi imkanları ile kaçmaya çalışması çok saçma. Bu adam yerel bir suçlu değil ki.
Bir milyon euro ile Yunanistan'a kaçmaya çalışan kişi belki şirketi soyan bir muhasebeci olabilir dünyamızda ve bu durum sonuç olarak bir çuval inciri berbat ediyor. Yurt dışında bu durum çok yargılanmaz ama ülkemizde bu işler böyle dönmüyor maalesef. Bunu da yapsalar belki film istedikleri gerilimi vermeyecekti diye düşünmüş olabilirler, bilemem ama benim için maalesef gözardı edilemeyecek bir konu bu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder