27 Eylül 2023 Çarşamba

Orhan Pamuk'un Kehaneti mi, Latife Tekin'in İntikamı mı?

 

    Latife Tekin, Sevgili Arsız Ölüm'ü çıkardıktan sonra konuşulanlar, yapılan eleştiriler, yazarın üstüne gitmeler büyük ses getirmiş. Latife Tekin, Memet Fuat'ın da yönlendirmesiyle kısa zaman içinde ikinci kitabını çıkarmıştır çıkarmasına ama sonra neler olduysa işler bir anda değişmiştir. Latife Tekin'in üslubu olarak tabii.

    Orhan Pamuk Latife Tekin'e "Sen hep bununla hatırlanacaksın" derken Sevgili Arsız Ölüm hakkında mı iyi konuşmuş, Latife Tekin hakkında mı kötü konuşmuş düşündürüyor. Şu an bile Latife Tekin, Sevgili Arsız Ölüm ile konuşuluyor. Her yazıda köyden kente göçten bahsediliyor. Bahsediliyor da Latife Tekin ilk iki kitabından sonra kitap yazmadı mı? Onlar hakkındaki bu sessizlik neden?

    Latife Tekin'in Sevgili Arsız Ölüm ve Berci Kristin Çöp Masalları eserlerindeki yapı ve üslup post-modern olarak değerlendirilmiş ve bunlar hakkında büyük yaygara kopmuş kitaplar ilk çıktıkları zaman. Destansı ve soluksuz akan dili için birçok şey söylenmiş. Latife Tekin'in bu yaşta öyle eserler ortaya koyması garipsenmiş falan filan. Latife Tekin açısından bu durum ne kadar düşünüldü bilmiyorum. Kaç kişi kendini onun yerine koydu acaba?

    İlk iki kitabındaki dilini sonra tamamen bırakması, ucundan bile olsa kullanmaması hakkında biraz düşünmek, Latife Tekin'in yerine kendimizi koymak çok zor olmasa gerek. Zor olan, sonraki eserlerinde büründüğü yazar kişiliğini anlayabilmek. Son eseri Zamansız da dahil olmak üzere seçtiği dil, ilk iki kitabının diline yapılan eleştirilere bir cevap mı diye sormak çok da yersiz olmayacak gibi. İlk iki kitabına yapılan ağır eleştirilere Tekin, böyle mi cevap verdi merak ediyorum. Kendisi, adeta "Alın, post-modern edebiyat böyle olur" diyor yıllardır. İntikam alıyor herkesten. Bilerek yazdığı ağır metinler, ilk iki kitabına yapılanlara karşı bir nefsi müdafaa değil midir?

    Orhan Pamuk, o sözü söylediği için mi böyle oldu ya da Tekin, kendisini tamamen herkesten hıncını almaya adadı? Sevgili Arsız Ölüm ya da Berci Kristin Çöp Masalları tarzında bir kitap daha görecek miyiz kendisinden? O masalsı, destansı dilini bize bir daha hiç göstermeden çekip gidecek mi bu dünyadan? Devam edecek mi bize böyle eserler vermeye ya da? Soruları sorduğumuzla kalmaktan başka ne yapılabilir. Tek şey var belki de, onu da en son söylemek istedim. Sevgili Arsız Ölüm ile Yüzyıllık Yalnızlık arasında çok az bir benzerlik var ve ben o Latife Tekin'i tekrar okumak istiyorum.O eser Yüzyıllık Yalnızlık'a benzemiyordu hatta ama sonraki eserleri sıradan post-modern eserlere çok benziyor.